Anasayfa | Adanamız | Adana Mutfağı | Cafeler | Restaurantlar | Barlar | Clublar | Oteller | Sinemalar | Avmler | Ulaşım | Harita | Kan Bankası | Nö. Eczaneler | Paylaş

 Haber Kategorileri :     »  Adana Güncel » Bilim Teknoloji » Dünya » Eğitim » Ekonomi » Güncel » Kadın » Kültür - Sanat » Magazin » Medya » Sağlık » Siyaset » Spor » Moda » Yaşam


Menü

Anasayfa

Forum

Haberler

Firmalar

Seri İlanlar

Oyunlar

Okey

Sohbet

Videolar

Resimler

Köşe Yazıları

Animasyonlar

Dosyalar

Yazılar

Üyeler

Bloglar

Arama

Kadromuz

Ziyaretçi Defteri

İletişim & Reklam


Sitede Ara


Hava Durumu


Günlük Burç



Şifa kaynağı tarhana!


Şifa kaynağı tarhana!
Kategori : Sağlık
Eklenme Tarihi : 27.9.2011
Okunma Sayısı : 145

Ekleyen Kişi : admin


Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Temiz, yaptığı açıklamada, tarhananın içinde bulundurduğu çeşitli liflerden dolayı yüksek kolesterol, kalp krizi, kolon kanseri, obezite, yüksek tansiyon, hemoroid ve damar hastalıklarının azaltılmasında etkili olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Temiz, tarhanada bulunan proteinlerin vücut için gerekli olan bazı aminoasitleri bolca ve dengeli olarak içerdiğini belirterek, "Tarhana, vücudumuzun mikroplara karşı dirençli olması açısından önemli olan vitaminler ve mineraller yönünden  zengindir. Tarhanada özellikle B vitaminleri bol miktarda bulunur. Kepeği uzaklaştırılmamış undan yapılan tarhanalardaki B vitaminleri içeriği kepeksiz undan veya göceden (kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday) yapılan tarhanalara göre daha yüksektir. Kalsiyum, demir ve çinko ise tarhanada bol bulunan minerallerdir" dedi.

Gıdalarla alınan proteinlerin vücuda yararlı olabilmesi için ilk aşamada mide ve bağırsaklarda sindirilerek aminoasitlere kadar parçalanması gerektiğini kaydeden Temiz, "Aminoasitler bağırsaklardan kolayca emilir ve vücuda yarar sağlar. Sindirilemeyen proteinler ise dışkıyla dışarı atılır ve vücut bu proteinlerden yararlanamaz. Tarhananın bileşimine yoğurt ve bitkilerden kaynaklanarak dahil olan laktik asit bakterileri tarhanadaki proteinleri belli ölçülerde aminoasitlere parçalayarak tarhanayı sindirimi kolay gıda şekline dönüştürür. Böylece aminoasitler tarhana ile vücuda hazır olarak girerler ve bağırsaklardan kolayca emilerek vücuda yarar sağlar. Buna bağlı olarak tarhananın besleme değeri artmış olur" diye konuştu.

Proteinlerin sindiriminin özellikle bebekler ve yaşlılar için çok önemli olduğuna işaret eden Temiz, bebeklerde sindirim enzimlerinin yetersiz olduğunu, yaşlılarda ise sindirim enzimlerinin çalışmasının yavaşladığını, bu nedenle tarhananın bebekler ve yaşlılar için tüketimi özendirilecek, sindirimi kolay besleyici bir gıda olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Temiz, tarhananın buğday unu veya göce adı verilen kepeksiz buğday yarmasına yoğurt, maya, domates, biber ve soğan gibi çeşitli sebzelerle nane, dereotu ve çörtük gibi çeşitli aromalı otlar ve tuz eklenip yoğrularak elde edilen hamurun 1-5 gün süreyle fermantasyona bırakılması ve ardından kurutulmasıyla elde edilen sağlıklı, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek ve dayanıklı geleneksel bir fermente Türk gıdası olduğunu söyledi.

Tarhananın Türk kavimleri tarafından çok eski çağlarda üretilip tüketildiğinin tahmin edildiğini kaydeden Temiz, Orta Asya’dan göç eden Türklerle birlikte Anadolu’ya geldiğini ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de İran ve Irak gibi imparatorluğa yakın komşu doğu ülkelere ve Rumeli üzerinden Macaristan ve Yunanistan gibi batı ülkelerine yayıldığının kabul edildiğini belirtti.

Temiz, Türklerle ırk yakınlığı bulunan Macarların tarhanayı Macaristan’a ve Finlandiya’ya kadar taşıdıklarını belirterek, bugün Suriye, Filistin, ÜrdünLübnan ve Mısır gibi Yakındoğu ülkelerinde "kishk", İran ve Irak’ta "kushik" veya "kushuk", Türkistan’da "göce", Yunanistan’da "trahanas", Macaristan’da "tahonya", Finlandiya’da ise "talkhuna" ismiyle tarhanaya çok benzeyen gıdalar üretildiğini bildirdi.

Bileşimine katılan maddeler ve üretim tarzındaki değişiklikler nedeniyle tarhananın bölgelere göre çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Temiz, genellikle İzmir, Manisa ve Burdur yöresinde yapılan un tarhanasının büyük bir kazanın dibine "tarhana otu" adı verilen aromalı otun yerleştirilmesiyle yapıldığını söyledi.

Ege Bölgesi’nin farklı yörelerinde üretilen un tarhanalarına tarhana otu yerine nane, un yerine irmik konulduğunu, un ve maya karışımına mercimek ve nohut da eklenebildiğini belirten Prof. Dr. Temiz, Tokat, Sinop, Edirne ve Tekirdağ gibi bazı illerde süt, un ve yumurta karıştırılarak "sütlü tarhana" yapıldığını ifade etti.

Temiz, Kahramanmaraş ve köylerine özgü firiğin (yarı kurumuş tarhana) özellikle çocuklar tarafından ceviz içiyle birlikte çiğ olarak tüketildiğini, tamamen kurutulmuş tarhananın ise kış boyunca çorbalık ve çerez olarak değerlendirildiğini söyledi.

 Paylaş:

» Son Haberler

» Yüzme aşkı sonu oldu

20.5.2012

» Üst geçidi kullanmadı bacağı kırıldı

19.5.2012

» Asansörde kızlara cinsel taciz

18.5.2012

» Vücudunuzu daha seksi gösterecek bikini modelleri

16.5.2012

» Günün kombinasyon önerisi

16.5.2012

Yorumlar

Yorum Gönderebilmek İçin Üye Olmalısınız!



Üyelik

 

Kullanıcı:  

  Şifre:  

  Hatırla:  

 



Üye Olmak İstiyorum!
Şifremi Unuttum!



Anket

Sitemiz Yenilenmeli mi ?

 Evet | 7 oy
 Güncellenmeli | 6 oy
 Hayır | 2 oy
 

Toplam Oy : 15

 

Facebook


İstatistikler

  Üyeler    
Son Üyemiz :

csbafra

Bugün Üye :

2

Dün Üye :

0

Toplam Üye :

385

Aktif Üyeler :

  Aktifler    
Aktif Üye :

0

Aktif Misafir :

7

Toplam :

7

İp Adresiniz :

38.107.179.210

  Sayaçlar    
Bugün Tekil :

2239

Bugün Çoğul :

2265

Bugün Toplam :

4504

Dün Tekil :

1999

Dün Çoğul :

2011

Dün Toplam :

4010

Toplam Tekil :

1416472

Toplam Çoğul :

1424307



  Anasayfa Seri İlanlar Ziyaretçi Defter Facebook Sayfamız
  Forum Oyunlar İletişim RSS
  Haberler

Videolar

Harita E-posta
 

Firmalar

Resimler Kan Bankası Site Klavuzu

 

Adana Şehir Rehberi
Copyright © 2009 - 2012

Tasarım ve Geliştirme: EE & SWD